Derya Çayırgan: 'Halkbank Ankara'da Kalmalı'

Halkbank'ın yıldızı Derya Çayırgan, Milliyet Gazetesi'nden Orhan Kemal Erkılıç'a özel açıklamalarda bulundu.

Derya Çayırgan: 'Halkbank Ankara'da Kalmalı'

Voleybolumuzun en popüler isimlerinden Halkbank'ın yıldızı Derya Çayırgan, Milliyet Gazetesi'nden Orhan Kemal Erkılıç'a özel açıklamalarda bulundu. Ankaralı taraftarlardan destek isteyen Derya, maça gelenlerle fotoğraf çektireceğini ve onlara tişört hediye edeceğini belirterek, “Bu kentin Halkbank’a ihtiyacı var” dedi.

 

Türk voleybolunun en önemli yıldızları arasında yer alan Halkbank’ın liberosu Derya Çayırgan ile keyifli bir sohbet yaptık. Galatasaray ve Fenerbahçe’de oynadığı dönemden röportajlara alışkın olan Derya için ilk kez gittiği Kuğulu Park’ta yaptığımız çekimler renkli anlara sahne oldu. Antrenman salonunun bulunduğu Gazi Üniversitesi’nde çekimler yaptık. Dopdolu söyleşimizde elbette sporu, hayatını, hedeflerini, günlerin nasıl geçtiğini konuştuk ve onu tanıdık. Böyle güzel bir sporcunun bu kadar mütevazı olması, sosyal konulardaki hassasiyeti, ailesine olan tutkusu dikkati çeken ilk notlar. Halkbank’ın İstanbul’a taşınması konusunda da yorum yapan tecrübeli voleybolcu, taraftarlara ise önemli ve sürpriz çağrılar da bulundu...

 

-Voleybola başlamaya nasıl karar verdin?

İlkokul öğretmenimin isteği ile başladım. Normalde boyum kısa olduğu için almıyorlardı, beden eğitimi dersinde voleybol oynarken beni izlemişler ve sonrasında ikna ettiler. Okul takımında başladım 8 yaşındayken Haznedarspor Kulübü’nde. Oradan Yeşilyurt Yıldız Takımı’na transfer oldum. 10 yılın ardından Ereğli’de oynamaya başladım ve bugünlere geldim. Spor yapma isteği içten gelen bir dürtü benim için. Ya hep vardır ya da sonradan kazanılır. Devam ettikçe zorunluluktan çıkar ve bir tutku olur. İşine tutkuyla bağlandığın sürece her zaman başarılı olursun, yeter ki iste.

 

-Yeşilyurt ve Ereğli’de mi oyun tarzın şekillendi?

Normalde pasördüm. Yeşilyurt’ta libero oldum. Yeşilyurt çok iyi gitmiyordu ve Ereğli ile tekrar çıkış yakaladım.

 

-Galatasaray’a transfer olman önemliydi Fenerbahçe’de de oynadın?

İyi bir performans gösterdim ve Galatasaray’a transfer oldum. Libero sorunları vardı, benim performansımı beğenmişler. İlk 6 oynayınca da kendimi çok geliştirdim. Fenerbahçe’de kadro daha genişti. Orada CEV şampiyonluğu kazandım ki benim için kariyerimdeki önemli anlardan biridir. Galatasaray’da da final oynamıştık. O final maçını da unutamam. Kendi seyircimiz önünde müthiş bir mücadele olmuştu.

 

-Kendini geliştirmek için özel idmanların oluyor mu?

Halkbank’ta özel idmanlara önem veriyorum. Bireysel ve takım çalışmaları çok önemli, özen gösteriliyor. İlk kez bu kadar bireysel çalışmalarıma önem veriyorum. Genç sporcularla birlikte de antrenmanlara ağırlık veriyoruz.

 

-Savunma gereği genelde yerlerdesin maçlarda. Libero olmaktan memnun musun?

Libero olmaktan memnunum. Ya servis karşılıyorum ya da defans yapıyorum. Çok çalışmam gerekiyor formda kalmak için.

 

-Servis karşılamak mı savunma yapmak mı tercih ettiğin?

İkisini de iyi yaptığımı düşünüyorum ama defans yapmayı daha çok seviyorum. Daha sert topları karşılamak ve onu durdurmak keyif veriyor.

 

-İdmanların diğer alanlara göre farklı mı?

Özel idmanlarımız farklılık gösteriyor ama takım içinde birlikte idman yapıyoruz. Defans ve servis karşılama çalışmalarım oluyor, halter yapıyorum.

 

-Üniversitelerarası şampiyonada en değerli libero seçildin ve bu bir ilkti. Senin için önemli bir gündü. O gün için düşüncelerin neler?

MVP seçildiğim bir turnuva olmuştu. Genelde smaçörler seçilir ama Bahçeşehir ile yaptığımız iyi mücadelede libero olarak ilk kez bu ödülü ben almıştım. Önemli bir başarıydı. Bahçeşehir’de değerli kupalar kazandık ve iyi işler yaptık.

 

Kariyerindeki dönüm noktası sence nedir?

Dönüm noktası Galatasaray oldu. Orada adımı duyurmayı başardım.

 

-Halkbank’a gelmeye nasıl karar verdin? Transferin nasıl gerçekleşti?

Halkbank ile 2 yıldır transfer çalışmaları sürüyordu. Bu yıl şartlar oluşunca geldim. Antrenörümüz Cengiz Akarçeşme’nin burada yer alması da önemli oldu. Çünkü o benim 14-15 yaşlarında yıldız ve genç milli takımında da hocamdı. Benim kariyerimde önemli bir isimdir. Maçlarda bana ekstra güç veriyor. Birbirimiz tanıdığımız için ne demek istediğini çok kolay anlıyorum. Ona çok şey borçluyum gerçekten. Esen ve Haktan hoca ile Emre’ye de çok teşekkür ediyorum ve elbette tüm Halkbank ailesine destekleri için.

 

-Halkbank’ta nasıl bir hava var?

Halkbank değerli bir kulüp. İnsana çok kıymet veriliyor. Buradaki aile ortamı çok önemli. Altyapı için yatırımlar yapılıyor. Kulüp rakiplerinden farklı özellikler taşıyor. Ankara ve Türk voleybolu için de bir şans elbette. Çok genç yaşlarda forma şansı buluyorsunuz. Gerek yapısı, gerek spor kulübünün havası diğer kulüplerden bambaşka. Beni de hiç yalnız bırakmıyorlar. Herkesi gerçekten çok seviyorum.

 

-Takım ile ilgili neler düşünüyorsun?

Takımımız yükselişte. Hedeflerimizi konuşuyoruz. İyiyiz ama eksiklerimiz oluyor elbette. Genç isimler tecrübe kazandıkça daha da iyi olacağız. Benim daha önce beraber oynadığım isimlerle de yan yana oynamam iyi anlaşmamızı sağlıyor arka bölümde. Önce ilk 8 ve play-off ile Avrupa kupalarına katılmak bir dönüm noktası olabilir. Disiplinli ve özenli bir çalışma yürütüyoruz. Cengiz hoca ile bir istikrar yakalandı. Bunun korunması gerçekten önemli. Takım zaman zaman farklılık gösterse de play-off oynama başarısı gösterirsek gerçekten iyi olur.

 

-Halkbank’ın İstanbul’a taşınması gündemde. Bu konuda yorum yapmak ister misin?

Ankara için Halkbank çok önemli. 1. Ligde temsil eden tek takımız. İstanbul’a taşınırsak orası benim yaşadığım şehir ama Ankara’da kalırsa da sorun yok. Bu Başkent sporu için önemli.

 

-Çift liberolu sistem deneniyor bazen. Bu bir libero için daha mı iyi?

Çift liberoda daha az sorumluluk alabiliyorsun ama tek oynamak daha faydalı olabilir. Sürekli oyuna girip çıkmamızın nedeni de daha iyisini yapmak için aslında parkede.

 

-Özellikle çekindiğin, seni zorlayan smaçörler var mı?

Yok (diyor gülümseyerek).

 

-Eczacı ve Vakıfbank gibi dünyaca ünlü takımların olduğu ligimizi nasıl buluyorsun?

Ligimiz elbette çok iyi. Tecrübeli çok fazla antrenör ve sporcu var. Halkbank’ın da Wilma Salas gibi önemli bir yıldızı bulunuyor. Mücadele seviyesi yüksek, kaliteli bir ligimiz var ve bu büyük şans.

 

-Yabancı ve yerli antrenörlerin teknik-taktik farklılıkları çok mu?

Yabancı ve yerli antrenörler arasında çok önemli farklılıklar olduğunu sanmıyorum. Pek çok farklı ve tecrübeli isimle çalıştım. Yabancılara karşı bir hayranlık oluyor. Bana daha çok şey katan isimler ise Türk antrenörler oldu. Duygularımızı anlayabiliryorlar. Türk antrenör daha çok töleranslı oluyor. Yabancılar seni robot gibi görebiliyor.

 

-Hedeflerin neler?

Hedeflerimin çoğuna ulaştım çok şükür. Milli formaları giydim. Önemli takımlarda mücadele ettim. Eczacıbaşı’nda sporu bırakmak isteyebilirim. Basketbol da Anadolu Efes ne ise voleybolda da Eczacıbaşı odur diye düşünüyorum. İnsanın hedefleri ve hayalleri bitmeyebilir. Gelecek ne getirir bilemeyiz ama şu an çok mutluyum.

 

-Beğendiğin libero ya da favori sporcun kim?

En beğendiğim libero Gülden Kayalar Kuzubaşıoğlu. Çok kaliteli ve değerli oyuncularla çalıştım. Ama bir tanesi en mükemmeliydi: Eleonora Lo Bianco.

 

-Voleybol dışında uğraştığın bir spor dalı var mı?

Basketbol ve futbol ile çok ilgiliyim ama izleyici olarak, maçlara giderim. Yaptığım başka bir spor yok. Özellikle İstanbul’dayken çok fazla maç takip ettim. Televizyondan da evde maçları takip etmeyi severim.

 

-Bildiğim kadarıyla önemli bir sakatlığın olmadı. Özellikle bu konuda dikkat etmen gereken bir konu var mı?

Sakatlanmamak için özellikle halter yapmak önemli. Kuvvetli olunca sakatlanmak da zor oluyor tabi.

 

-Sezon bitince tatillerde özellikle tercih ettiğin yerler var mı?

Tatil dönemlerinde ablamın yanına Kahramanmaraş’a giderim. Oradan Antep’e gideriz yemek yemeye. Abim de Alanya’da onların yanına giderim. Ailemle vakit geçirmeyi çok seviyorum. Amsterdam’ı çok beğenmiştim, oraya gitmek isteyebilirim tekrar.

 

-Ailede ilişkilerin nasıl, spor yapan var mı?

Aileye çok düşkünüm. Her haftada ziyaretime gelirler sırayla. Ailemde sporla uğraşan olmadı.

 

-Dolu tribünler önünde çok maç yaptın. Taraftarın sporcular üzerinde gerçekten etkisi oluyor mu?

Taraftarların olması çok önemli. Karşı taraftan da olsa tarftarların önünde oynamak güzel oluyor.

 

-Ankara taraftarına bir mesajın var mı?

Ankara’da da taraftarın daha çok ilgisini bekliyoruz. Maçlara desteğe bekliyoruz. Biletler de 5 TL mesela. Hafta sonu çok güzel maçlarımız oluyor onların desteği ile daha iyi sonuçlar alabiliriz. Herkesi salona bekliyoruz takım olarak. Taraftarlara çağrım da gelenlere tişört, forma verebilirim. Fotoğraf da çekinirim yeter ki gelsinler ve bize destek olsunlar.

 

-Duygusal bir insansın sanırım. Hayatında yaşadığın olumsuzluklar maçta seni etkiliyor mu?

Çok duygusal bir insanım ama maça başladığımda her şeyi unutuyorum. Maçtan sonra tekrar o moda dönüyorum ama. Kendimle alakalı şunu da söylemişimdir her zaman, “Büyüdükçe küçülmeyi öğrendim” ben.

 

-Twitter’da özel günler ve yaşanan terör olaylarına karşı duyarlısın. Kulüplerde yabancı sporcular da bu durumlardan etkileniyor mu?

Yabancı sporcular korkudan çok üzüntü duyuyor. Biz de çok güzel ülkemizin yaşadığı sorunlara üzülüyoruz.

 

-Sosyal medya ya da maçlarda rahatsız edenler oluyor mu?

Rahatsız eden değil de güzel mesajlar geliyor. Çok nadir oldu ama hep destek mesajları geliyor. Galatasaray’dan Fenerbahçe’ye transfer olduğumda iki taraf da bana olumsuz mesaj attı ama o dönem Aziz Yıldırım’ın sahip çıkmasıyla kulüp kabullenmişti beni.

 

-Terazi burcunun özelliklerini taşıyor musun?

Burcumun özeliklerini taşırım.

 

-Maçlara çıkarken her zaman makyaj yapar mısın?

Maçtan önce kuaföre giderim mutlaka. Makyaj yaparım. Saçımın son şeklini ben veririm. Çok sayıda toka takmayı severim.

 

-Maçlarda sana şans getiren bir uğurun var mı?

Kolyelerimi hiç çıkarmam onların bana şans getirdiğini düşünürüm bir de çok dua ederim.

 

-Gazianteplisin, yemeklerle aran iyi sanırım. Kendin de yemek yapıyor musun? Sevdiğin yemekler neler?

Yemek evde kendim kalınca yaparım. Annem olunca yapmam ama. Patlıcan kebabını, yuvalamayı, içli köfteyi, künefe ve katmeri çok severim. Zorda kaldığım zaman bütün yemekleri yapabilirim.

 

-Özel hayatınla ilgili planlamaları spor hayatına göre mi yapıyorsun?

Spor hayatıma göre ayırlıyorum tabi yaşantımı. Spora bağlı her şey. Benim önceliğim voleybol sonra diğerleri geliyor.

 

-Hayatta da saha içindeki kadar hırslı ve agresif misin?

Bazen hırslıyım evet. Duygusalım ama bir tavla oyununda da hırslı oluyorum.

 

-Çok önemli yıldızlarla forma giyme şansın oldu. Arkadaşlıklar transfer olduktan sonra da devam ediyor mu?

Fenerbahçe’de lisede beraber okuduğum Eda Erdem ile aram çok iyi. En yakın arkadaşlarımdan. Eczacıbaşı’nda Büşra var. Burada Wilma var. Yabancı sporcularla da fırsat bulursak görüşüyoruz ya da haberleşiyoruz.

 

-Ankara’da hayat nasıl gidiyor? Nerelere gidersin?

Ankara’da hayat kulüple geçiyor. Boş zamanımda Eymir Gölü’ne gidiyorum, orada bisiklet kullanıyorum. AVM’lerde sinema ve yemek için dışarı çıkıyorum. Tunalı ve Tunus caddelerine fırsat bulursam yemek yemeye geliyorum. Anıtkabir’i çok sevdim, gidiyorum fırsat buldukça. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki camiyi çok beğendim. Takım ile etkinlik yapabiliyoruz. Türk dizilerini çok seviyorum ve neredeyse hepsini izliyorum. 

 

-Önemli ekiplerde forma giydin. Biz Ankara’nın yalnızlığından şikayetçiyiz. Senin gözlemlerin neler Ankara ile ilgili.

Buraya diğer takımlarla maç yapmaya geldiğimizde “Ankara’da yaşamam” diyordum ama içine girince öyle olmadığını gördüm. Şehir yaşaması kolay bir yer. Halkbank’da ve Ankara’da olmaktan çok mutluyum, güzel bir şehirde yaşıyorum. Daha ne olsun, çok şükür…

 

-Evdeki boş zamanlarında neler yaparsın?

Çok fazla uyurum maç ve idman yoksa o gün 12-13 saat uyurum. Kitap okumayı çok severim ama genellikle öğüt veren Mevlana gibi eserler bazen de aşk romanı okurum.

 

-İstanbul’da oynarken oyunculuk için teklif aldın mı?

Evet dizi ve reklam teklifleri aldığım oldu daha önce. Ama voleybola öncelik veriyorum.

 

-Doğup büyüdüğün İstanbul’u da özlüyorsun sanırım.

Sahil ve deniz özlemi çekiyorum burada en çok. İstanbul’da denize karşı oturmak ve yürümek her zaman iyi gelir bana.

 

-Spor dışında daha resmi giyiniyorsun sanırım.

Maç ya da antrenman dışındaki zamanlarımda daha çok klasik giyinmeyi seviyorum evet. Topuklu ayakkabı ve elbise favorim

 

 

 

 

Milliyet Ankara - Orhan Kemal Erkılıç

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Millilerimiz Galibiyetle Başladı
Millilerimiz Galibiyetle Başladı
Fenerbahçe'ye Amerikalı Pasör
Fenerbahçe'ye Amerikalı Pasör